Bulgar ile Türk Halkı

Bulgarca tercüme yapmak için iyi bir akademik eğitim almak gerekmektedir. İyi bir eğitim alındıktan sonra çeviri yapabilmek mümkündür. İyi bir mütercim ya da tercüman olabilmeniz için de deneyim kazanmanız ve profesyonelleşmeniz gerekmektedir.

 

Tercüme yapmak halklar arasındaki etkileşime de tesir etmektedir. Bulgarca tercüme yapmak da Türk ve Bulgar halkı arasındaki etkileşimi artırmaktadır. Hatta bu durum 1925’te tecrübeyle kanıtlanmış bir gerçektir. Grigory Petrov Rus asıllı bir yazardır ve bu yazarın Türkçeye çevrilmiş eserlerinden biri “Beyaz Zambaklar Ülkesinde (Finlandiya)”dır. Kitap Rusçadan Bulgarcaya çevrilmiş, Bulgarcadan da Türkçeye çevrilmiştir. Yazarın 3 eseri Bulgarcadan Türkçeye çevrilmiştir ama en çok ilgi çeken “Beyaz Zambaklar Ülkesinde (Finlandiya)” olmuştur. Çünkü bu kitapta bir eğitim ve kalkınma modeli anlatılmaktadır. Kitap dört ayrı mütercim tarafından Türkçeye çevrilmiştir.

 

Bulgarca tercümenin etkileri ilk olarak bu eserle Türk halkına yansımıştır. Tercüme yapılması halklar arasındaki ilişkiyi etkilediği gibi o halkların edebiyat dünyasına da tesir eder. Mustafa Kemal Atatürk bu kitabı okuduğunda kitabın derhal ülkedeki okulların müfredatına alınmasını emretmiştir.

 

Bulgarca tercüme yapmanın Türk ve Bulgar halkları arasında etkisi küçümsenmeyecek bir durumdur. Çünkü Grigory Petrov’un eseri Türkçeye çevrildikten sonra diğer 3 eserinin de çevrilmesi hem yazarın eserlerinin önemsendiğinin hem de Bulgar dilinin Türk halkı tarafından benimsendiğinin kanıtıdır.

 

Bulgarca tercüme yapıldığı gibi Türkçeden de Bulgarcaya çevrilen birçok eser vardır. Bulgar alfabesi Latin alfabesinden farklıdır, bir de Bulgaristan edebiyatıyla ünlenmiş bir ülke değildir. Bu nedenle Bulgarcadan Türkçeye çevrilen eser sayısı azdır ama Türkçeden Bulgarcaya çevrilen eser sayısı oldukça fazladır. Son zamanların en çok okunan yazarlarını sayacak olursak Orhan Pamuk ve Elif Şafak Bulgarcaya en çok çevrilen eserlerdendir.

 

Kısacası Bulgarca dışında başka dillerden Türkçeye çeviri yapmak da halklar arasındaki ilişkiyi etkilemektedir. Yani bunu sadece Bulgarca ile sınırlı tutmamak gerekmektedir. Her dilden çeviri yapmak ve her milletin edebiyatından bir şeyler alabilmektir önemli olan… Eğer ki Türk milleti olarak çeviri eserleri de kendi eserlerimiz gibi okuyor ve bu eserlere de değer veriyorsak o millete de değer vermiş oluyoruz bir yerde…

Share
This

Post a comment